Header Ads

'Gül Bahçesi'nde' Direnişin 8. Günü

Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde işten çıkartılan Dev Sağlık-İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Güllü Hanoğlu’nun hastane bahçesinde başlattığı direniş 8. gününde devam ediyor. Kazanıncaya kadar direnmeye kararlı olduğunu belirten Hanoğlu’na yoğun destek var.


8 yıldır hastanede çalışan Hanoğlu, 8 Temmuz günü işten çıkartıldı. Kendisinin dışında başka işçilerin de işten çıkartılacağını, bunlardan 4'ünün isimlerinin yer aldığı listeyi gördüğünü söyleyen Hanoğlu, direnişe başlama gerekçesini; “İşten çıkarmaları durdurmak için, direnişe başladım” şeklinde açıklıyor.

Başhekimlik binasının tam karşısında direniş çadırını kuran Güllü Hanoğlu'nun işten çıkartılmasının nedeni ise, taşeron Atlas Şirketi'nin kendisine imzalatmak istediği taahhütname. Şirket, söz konusu taahhütnameyle işçilerin kazanılmış bütün haklarını ellerinden almayı amaçlıyor.

ÇALIŞANLARIN TÜMÜ YÖNETİMDEN RAHATSIZ
Dev Sağlık-İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Güllü Hanoğlu, hastanede çalışan herkesin durumundan rahatsız olduğunu belirterek, güvenlik görevlisi olarak çalışanların da iki aydır maaşlarının ödenmediğini belirtiyor.
İşten çıkartılmak istenen emekçilerin her birinin başarılı iş performansları olduğunu söyleyen Hanoğlu, "Sadece ben değil, diğer arkadaşlarım da teşekkür ve takdir belgeli çalışanlar. Bizim çalışma arkadaşlarımızla bir sorunumuz yok. Ben 8 yıldır ortopedi servisi sekreterliğine bakıyorum. Benden şikayetçi olan bir hasta bulsunlar, ben burayı terk edeceğim" diyor.

"Geçindirmek zorunda olduğum bir ailem var" diyen Hanoğlu, "6 kardeşiz. Babam çalışmıyor, annem ev hanımı. Kardeşlerimi okuttum. Ancak, iş bulamadılar. Alın terime sahip çıkıyorum. Zorluklar içinden geldim. Haklarımı heba etmek istemiyorum" vurgusunda bulunuyor.
Hakkını alıncaya kadar direnişe devam edeceğinin altını çizen Hanoğlu, "Biz işimizi seviyoruz, bu ücrete rağmen seviyoruz. Ekmeğimiz, emeğimiz bizim için değerli. Ekmeğimize sahip çıkıyoruz. Yönetim de baskılara son vererek, işçisine sahip çıksın" çağrısını yapıyor.

Hastane yönetimi dışında tüm hastane çalışanları, hasta ve hasta yakınlarının desteğini aldığını belirten Güllü Hanoğlu, direniş yeri için, "Gül bahçesi" tanımlaması yapıyor.

AİLESİ DE YANINDA
Baba Hüseyin Hanoğlu hasta haline rağmen, hastane bahçesinde kızına aktif olarak destek veriyor. Kızının haklı olduğunu belirten Baba Hanoğlu, şunları söylüyor, "Ben 1974 Kıbrıs gazisiyim. Sağlık durumum çok kötü. Gül, ailemizin en emekçi insanı. 13 yaşından beri çalışıyor. Kardeşlerini okuttu. Gül'ün bana verdiği destekle ayaktayım. Gül'ün talebinin bir an önce kabul edilmesini istiyorum."

‘KAMUDA TAŞERON SAĞLIK BAKANLIĞI’
Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde 150 binin üzerinde taşeron sağlık işçisinin çalıştığını belirterek, “Aslında kamuda taşeron Sağlık Bakanlığı ve kamu alanında en fazla taşeron işçi çalıştıranda Sağlık Bakanlığı” diyor.

Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı’nın uygulamalarındaki hukuksuzluğun mahkeme kararlarıyla da belgelendiğini belirten Çerkezoğlu, şunları söylüyor: “Bakanlıklar kendileriyle yaptığımız bire bir görüşmelerde de bu uygulamaların hukuksuz olduğunu kabul ettiler ama buna rağmen yürütmeye devam ediyorlar. Biz de bu nedenle sağlıkta taşeron çalıştırmayı bütünüyle ortadan kaldırmayı hedefleyen çalışmalar yürütüyoruz.”
“Sonuç olarak sağlıkta taşeron çalıştırma sistemi çökmüştür” diyen Çerkezoğlu, “Bir taraftan bunun farkındalar -bunun sonucunda saldırıları artırdılar- diğer taraftan ise bizim bu kadar görünür hale gelen taleplerimiz karşısında sessiz kalma şansları yok” dedi.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.