Header Ads

Alevi Çalıştayında 'Nasıl Sünnileştirebiliriz?' Tartışılmış!

Alevilerin sorunlarının çözüleceği iddiasıyla iki yıl boyunca yürütülen Alevi Çalıştayı'yla ilgili ortaya çıkan bilgiler, "Alevi Açılımı" ile, sorunun çözümü değil, Aleviliğin asimilasyonunun hedeflendiğini gözler önüne serdi.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün yazılı bir açıklama yaparak, Alevi Çalıştayı'nın iç yüzünü kamuoyuyla paylaştı. Aygün'ün sunduğu belgelerde, Devlet Bakanı Faruk Çelik'in sorumluluğunda yürütülen çalıştayların üçüncüsünde koordinatör Necdet Subaşı ile çalıştaya çağrılan tek müftü olan Tunceli Müftüsü Arslan Türk'ün diyalogları yer alıyor.

DİYALOGLARDA NELER VAR?

Hüseyin Aygün'ün kamuoyuyla paylaştığı belgeye göre, koordinatör Necdet Subaşı'nın toplantıda, "devşirilmiş öğretmenlerin" Alevilik dersi vermesine ilişkin öneriyi tartışmaya açmaya çalıştığı görülüyor.

Subaşı şunları söylüyor: "Müfredat sorunu var. Bu müfredatı kim hazırlayacak? Bu hazırlanmış müfredatı kim sunacak öğrenciye? Yani ilahiyat mezunu din kültürü öğretmeni mi sunacak, yoksa şimdi üzerinde durmadık ama bir şekilde devşirilmiş, üretilmiş Alevi öğretmenler mi bunu sunacak? Buralar falan çok muallâkta şeyler."

Tunceli Müftüsü Arslan Türk geldiği bölgeyle ilgili bilgiler veriyor. Arslan Türk, konuşmasının ilerleyen bölümünde bölgedeki "ateizm tehlikesine" işaret ediyor. Türk şunları dile getiriyor: "Tabi okullar da biraz önce sayın hocamın dediği bir din der¬si öğretmeninin orada zor olduğunu söyledi. Okullar da zor olabilir. Çünkü Tunceli'de gençlerimizin birçoğu, Tunceli gençlerinin birçoğunun boynunda haç işareti var. Yani şu son zamanda ateizme doğru kayan bir grup var elbette. Ama esnaf, belirli bir yaştan sonrakiler böyle değil. Onlarla gayet rahat, medeni bir şekilde anlaşabiliyorsun, görüşebiliyorsun, hatta biz Kutlu Doğum haftası, Muharrem ayındaki aşure ikramı ve Muharrem ayındaki etkinlikleri cemevi ile birlikte istişare ediyoruz."

İlişkilerin iyi olduğunu savunan Türk "Ben Tunceli'de, hocalarımın birçoğunun söylediği gibi, benim dediğim gibi ilahiyatçılarla, Diyanet'çilere bakış açısı ayrı veyahut da bilemiyorum takiyye kelimesini kullanmak istemiyorum ama takiyye mi yapıyorlar diye ama bu da değil" diyor. Subaşı, Türk'ün bu sözüne cevaben, "Ya hocam siz şimdi bize öyle bir şey anlattınız ki Tunceli resmimiz bozuldu. Bu anlattığınıza göre orada Diyanet, köylülerin dirilerine, Alevilerin ölülerine hizmet yapıyor" diyor.

Gençlerin problem yarattığını vurgulayan Türk, Diyanet'in de desteğiyle Dersim'de yurt kurulmasını öneriyor. Türk, bölgede denge sağlanabilmesi için de yurt kurmanın gerekli olduğunu savunuyor: "Tunceli ve dengeyi sağlamak için mutlaka gelen bu öğrencilerimize orada sahip çıkıp, devletimizin sahip çıkıp orada bırakmamaları lazım."

Türk'ün Dersim'deki halk profilini aktarmasının ardından Subaşı'nın "Teşekkür ediyorum hocam. Umut verdiniz. Umarım bu umut, mesela şöyle anlaşılabilir: Oralarda şöyle iyi çalışılırsa, halk kısa sürede Sünnileştirilebilir" ifadesi ise Çalıştay'ı özetliyor.


haber: BirGün

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.