Header Ads

LGBTT Bireyler Barış İçin Yürüdü: Savaşın Sesini Sustur, Barışın Sesini Yükselt

LGBTT bireyleri 11 Eylül 2001 yılında New York'ta ikiz kulelere düzenlenen saldırının ardından tüm dünyada baş gösteren küresel savaşa karşı sokaklara çıktı.

"Savaşın sesini sustur, barışın sesini yükselt" diyerek Taksim meydanında biraraya gelen LGBTT bireylerine savaş karşıtlarının yanı sıra İstanbul BDP Milletvekilleri Sebahat Tuncel ile Sırrı Süreyya Önder ve Av. Eren Keskin'de destek verdi.

'ÜLKENİN KURULUŞU İNKARA DAYALI'

Taksim Meydanı'nda ilk sözü alan Av. Eren Keskin, etkinliği çok anlamlı bulduğunu ifade ederek, "Bugün aynı zamanda 12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümünün öngünü. Aslında etnik kimlikler sadece 12 Eylül darbesi döneminde reddedilmedi. Bu ülke etnik kimlikler reddedilerek kuruldu. O nedenle de ötekileştirilen tüm kesimlerin birlikte mücadeleye ihtiyacı var. Ne zaman ki artık asker annesiyle, gerilla annesinin acılarının aynı olduğunu anlamaya başladık, işte o zaman barışa olan ihtiyacımızı da kavramış olduk" dedi.

'GÖKKUŞAĞI PANKARTI HER ŞEYİN ÖZETİ'

Keskin'in ardından kendisine söz verilen BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de, arkasında duran gökkuşağı rengindeki pankartı işaret ederek şöyle konuştu: "Bu gökkuşağı rengindeki pankart her şeyi özetliyor. Ancak her renk birarada olursa hayat güzel olur ve bizim ihtiyacımız olan da bu. Böylesi günlerde de barışın sesini daha fazla yükseltmeye ihtiyaç var ve yine böyle bir günde duyarlılık göstererek 'barışı'n sesini yükseltmek için sokağa çıkmanız biz BDP Milletvekilleri için de oldukça anlamlıdır."

Konuşmaların ardından Galatasaray Meydanı'na doğru yürüyüşe geçen kitle sık sık, "Yaşasın halkların kardeşliği", "Öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz. Kimsenin askeri olmayacağız", "Nefrete inat, yaşasın hayat" şeklinde sloganlar attı. Ara ara oturma eylemi yapan, ara arada koşan kitleye milletvekilleride eşlik etti.

'BARIŞIN SÖZÜNÜ ETMENİN BİLE BEDELİ VAR'

Galatasaray Meydanı'nda LGBTT bireyleri adına açıklamayı Ebru Kırancı yaptı. Kırancı, barış için sokaklarda olduklarını hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ne acı ki bugün, barış umutlarının az da olsa canlandığı, müzakerelerin gizli ya da açık sürdürüldüğü bir dönemde yeniden savaş senaryoları devreye sokulmuştur. Üstelik 90'lı yılların insanlık dışı yöntemleri yeniden kullanılmaya başlanmaktadır. Son dönemde artan işkence, orman yakma ve şüpheli ölüm haberleri vahim ve endişe vericidir. Dahası barışın sözünü etmek dahi belli bedelleri göze almayı gerektirmektedir."

1 Eylül Dünya Barış Günü'nde kitlelerin üzerine yağdırılan gaz bombalarını hatırlatan Kırancı, eli sopalı linç gruplarının da barış isteyenlerin üzerine sürüldüğünü söyledi.

ZİHNİYET AYNI...

Savaş çıkaran zihniyetle transseksüelleri ödüren, Kürtleri ve Türkler dışındaki diğer halkları yok sayan zihniyetle eşcinselleri inkar eden zihniyetin, Hrant Dink'in katiline yol verenle kadın cinayetlerine göz yuman zihniyetin aynı olduğunu belirten Kırancı, "Kısacası yalnızca cephelerde değil, toplumun her alanına yayılmış bir savaş hali söz konusudur" dedi.

Savaş çığırtkanlığının karşısında barışın sesini yükseltmeye devam edeceklerini duyuran Kırancı, ekledi: "Dünyanın tüm renkleriyle her seferinde daha da kalabalıklaşarak gökkuşağının altında barış şarkıları söylemeye devam edeceğiz."

haber: etha

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.