Header Ads

Terörle Mücadele Mükemmeliyetçilik Merkezi

- PINAR ÖĞÜNÇ -
Başrollerinde Cüneyt Arkın’la Oya Aydoğan’ın oynadığı, Maraş katliamı için fişekleyici olarak kullanılan ‘Güneş Ne Zaman Doğacak’ filmini bilir misiniz? Propaganda sinemasının da içinde bir nebze akıl barındıran örnekleri vardır. Anti-komünist mesajda ayar kaçtığında, bu filmde olduğu gibi evlilik kurumunu yıkmak için evlilik dışı çocuk yapanlara maaş bağlayan öğretmenlerden ‘Allahsızlığı Yayma Kürsüsü’ne uzanan bir skala açılır önünüze.

27 Nisan e-muhtırasını kaldırarak kendisini güncelleyen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin web sitesinde Terörle Mücadele Mükemmeliyetçilik Merkezi, bir çeşit Allahsızlığı Yayma Kürsüsü gibi duruyor. TSK’yı yıpratmak isteyen, anti-asker kampanyası yürüten bir odağın bir siber terör hamlesiyle siteye sokuşturduğu bir birim gibi. Böyle bir tamlama gerçek olamaz gibi geliyor insana. Ben uydurmuşum gibi bu yazının başlığını.

TMMM ironisi 

Manidar kısa haliyle TMMM’nin kurulması için niyet NATO’ya 2003’te bildirilmiş. TMMM Komutanlığı, Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı döneminde, 2005’te açılmış. 2006’dan beri NATO tarafından akredite edilmiş uluslararası bir askeri kuruluş. Amaç: “Dünya barışı için tehdit teşkil eden her tür teröre karşı, bu uğurda birleşen ülkelerin beklentileri doğrultusunda, akademik boyutu da içerecek şekilde, çalışma, koordinatörlük ve danışmanlık yapan, sonuçlar üreten, yönlendiren, terörle mücadeleye günümüzde ve gelecekte katkı...”

Bu maksatla ulusal ve NATO ulusları arası çerçevede, ‘İntihar Bombacılığı ile Mücadele’, ‘Terörist Faaliyetlerin Etkilerinin Azaltılmasına Yönelik Etkin Kriz Yönetimi’, ‘Terörizmin Finansal Boyutları ile Mücadele’, ‘Siber Terörizm’ gibi konularda çalıştaylar, paneller, eğitim seminerleri yapılıyor yıllardır. Mesela 26-30 Eylül’de Karadağ’da ‘Terörizmle Mücadele’ başlıklı bir toplantı olacak. 10-14 Ekim’de de ‘Terörizm ve Medya’ başlıklı bir seminer olacak. Çok isterdim ‘oradaydım’ diyebilmeyi.

Terörle Mücadele Mükemmeliyetçilik Merkezi, TSK’nın bizzat yarattığı ve isimlendirdiği bir birim olmayabilir. Askeri beyin kıvrımları bütün gezegende aynı biçimde çalışıyor. Kendi zihniyetinin anlamlı sınırlarında Terörizmle Mücadele Merkezi olarak kalmayı bile hazmedemiyor; mükemmeliyetçilik istiyor illa. Eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’in yanlışlıkla yaptığı özeleştiriyle, yıllardır takip edilen mükemmel çizgiye vâkıf olduğumuzdan, kasıtlı bir ironi gibi parlıyor zaten TMMM web sitesinde.

‘Hayata Dönüş’ 

Bir süredir sivilleşmeden konuşuyor Türkiye. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in evvelsi gün açıkladığı görüşleri, 2023’e taahhütlü olması dışında birçok açıdan iç ferahlatıcı bir paket. Fakat başkomutanın kim olacağıyla değil, başkomutanlık kurumunun kendisiyle bir derdiniz yoksa, ‘terörizmle mücadele’ başlığında askerle mükemmel bir biçimde anlaşıyorsanız, ne işe yarar Mustafa Muğlalı’nın isminin oradan indirilmesi!

Tam da aynı gün haberini aldık, Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıkları bir araya gelerek ceza infaz kurumlarının yönetimi, koruması, hükümlü ve tutukluların sevk ve nakillerine dair üçlü bir protokol imzaladı. Hükümlülerin muayenelerine jandarmanın girişinin yasaklanması gibi olumlu yenilikler bulunduran protokolde bir satırarasını Cumhuriyet gazetesinden Alican Uludağ aralamış.

Eski protokolün 15. maddesindeki ‘Jandarmadan Gelecek Arama Talepleri’ başlığı, 14. maddede ‘Jandarmadan Gelecek Müdahale ve Arama Talepleri’ne dönerek isyan, direniş, yangın, deprem, firar gibi durumlarda ‘yazılı’ olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na arama ve müdahale talebinde bulunabilen jandarma için ‘sözlü’ başvurunun yolu açılmış vaziyette. Burada çok tehlikeli bir ibare var: Kuvvetli şüphe durumları. Bu anında “Jandarmaya ‘Hayata Dönüş’ yetkisi” olarak yorumlandı normal olarak.

Mükemmeliyetçilik bizim de hakkımız.

* bu yazı ilk olarak Radikal gazetesinde yayımlanmıştır.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.