Header Ads

Disko'da Öldürülen Uğur Kantar Defnedildi. Arkadaşı: Su Vermiyor Sürekli Dövüyorlardı


Kıbrıs'ta askerli yaptığı sırada bir arkadaşıyla kavga ettiği gerekçesiyle DİSKO olarak tabir edilen disiplin koğuşuna konulan ve gördüğü işkence sonucu yaşamını yitiren Er Uğur Kantar'ın cenazesi Ümraniye'de toprağa verildi.
Kıbrıs Gazi Magosa'daki 28. Tümen, 61. Alay 3. Tabur 9. Bölük'te askerliğini yaptığı sırada işkence ile öldürülen Er Uğur Kantar'ın cenazesi Karacaahmet Mezarlığı morgundan alındıktan sonra Üsküdar Emniyet Mahallesi'ndeki evine getirildi. Cenazenin evin önüne varmasıyla anne Fadime ve baba Aydın Kantar, "Oğlum" diye bağırarak ağıt yaktı. "Öldüğüne inanmıyoruz" diye bağıran kız kardeşleri ise şoka girmiş durumdaydı.
Oğlunun tabutuna sarılarak bırakmak istemeyen anne Fadime Kantar, yakınları tarafından zorla tabuttan ayrıldı. İmamın helallik istemesi sırasında Kantar'ın ölümünden devletin sorumlu olduğunu haykırdı.
Emniyet Camii'ne getirilen Kantar'ın cenazesi, dini törenin ardından Ümraniye Ihlamurkuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi. Emniyet Camii'ndeki törene, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan, AKP Milletvekili Nusret Bayraktar, Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara'nın da aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

'BU İNSANLIK MI?'

Basına açıklama yapan baba Aydın Kantar, oğlunun işkenceyle öldürüldüğünü söyledi. Baba Kantar, "Oğlumu günlerce aç susuz bırakmışlar. Başını duvarlara vurmuşlar. Sandalyeye kelepçeyle bağlayarak saatlerce güneşte bekleterek dövmüşler. Bu insanlık mı? Kimse bilgi dahi vermedi. Günlerce haber alamadık. Tek oğlum vardı, O'nu da askere göndermiştim. Bana cenazesini verdiler" dedi. Aydın Kantar, oğlunun ölümünden sorumlu olanların yargılanması için sonuna kadar mücadele edeceğini kaydetti.
Askeri tören yapılmasına ve tabutun üzerine Türk bayrığı örtülmesine karşı çıkan baba Kantar, tören sırasında da öfkesini şu sözlerle dile getirdi: "Oğlumu işkence ile öldürdünüz. İki asker koyup neyin törenini yapacaksınız. Ben bir çektim onlar bir çeksin."

ARKADAŞI O GÜNÜ ANLATIYOR...

Uğur Kantar ile aynı bölükte askerlik yapan ve hastaneye götüren Soner Kandemir, bölükte yaşanan işkenceyi anlattı. Kandemir, "18 Ağustos'ta başka bir arkadaşla kavga ettiği için ceza aldı. Biz alaydaki revirde muayenesini yaptırdıktan sonra cezaevine teslim ettik. 25 Ağustos'ta almaya gidecektik. O gün saat 11.00'da gittik, ama alamadık. Uğur'u gördük iyiydi, gardiyandan su istedi ama vermedi. Daha sonra 13.10'da almaya gittik, Uğur elleri kelepçeli bir şekilde sandalyede bayılmış bir şekilde oturuyordu. Cezaevi gardiyanlarından Ayhan Aslan bize numara yapıyor inanmayın dedi. Biz tabi hemen sedye ile alıp tümendeki revire götürdük. Muayenesini yaptırdık. Doktor durumun ciddi oluduğunu hemen anladı ve ambulans çağırdı. Girne'ye götürecektik ama durumu daha da ağırlaştığı için Lefkoşe Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne götürdük. Bir gece orada kaldık. Ertesi gün Ankara'ya gönderildi."

'SU VERMİYOR, SÜREKLİ DÖVÜYORLARDI'

Doktorların, Uğur Kantar'ın vücudunda darp izi bulamadıkları yönünde açıklama yaptıklarını anlatan Kandemir, "Doktorlar vücudunda darp yok ama çok susuz ve güneşin altında bırakılmış dediler. Ben kendi gözlerimle görmedim ama cezaevinde kalan diğer arkadaşlar Uğur'un sürekli banyoya götürülerek dövüldüğünü anlatıyordu. Bir iki kişi yalan söyler ama 37 kişi de yalan söyleyecek değil herhalde. Yani su vermiyorlardı, sürekli dövüyorlardı" diye konuştu.
Kandemir, alayda daha önce ölüm olayı olmadığını ancak DİSKO'ya gönderilen tüm askerlerin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirterek, "Bir arkadaşımız daha ceza almıştı. DİSKO'ya konuldu. 45 derece sıcağın altında hiç kımıldamadan 13 saat boyunca taşın üzerinde oturduğunu anlatmıştı. Arkadaşın kalçasında güneşten dolayı yaralar çıkmıştı" dedi.
Uğur Kantar'ın ekstra bir uygulamaya maruz kaldığını ifade eden Kandemir, "Bunun nedenini bilmiyoruz" diye konuştu. 
haber: etha

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.