Header Ads

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Uğur Kantar İçin Özür Diledi


Yazılı açıklama yapan Türkiye İnsan Hakları Vakfı, askerliğini yaparken maruz kaldığı işkence ve kötü muamele nedeniyle komaya giren ve 79 gün yaşam mücadelesi veren Uğur Kantar'ın 12 Ekim'de yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.
"Gencecik bir insanımızın daha, evrensel hukuk tarafından insanlığa karşı suç olarak nitelendirilen işkence sonucunda yaşamını yitirmiş olmasından dolayı derin üzüntü içersindeyiz" diyen TİHV, ailesi ve yakınlarına başsağlığı, sabır ve dayanma gücü diledi.

'ÖNLEYEMEDİK'

TİHV, "Üzüntümüz çok büyük! Çünkü kendimizi çaresiz, işlevsiz ve sorumluluklarını yeterince yerine getirememiş olarak hissediyoruz. Zira varoluş nedeni işkencenin önlenmesi ve tümden ortadan kaldırılması yönünde mücadele etmek olan Vakfımız, bu genç insanın işkence görmesini ve bu nedenle yaşamını yitirmesini maalesef önleyememiştir" dedi.
İşkencenin uluslararası hukuk tarafından mutlak olarak yasaklandığını hatırlatan TİHV, "Hukukun diliyle söyleyelim, bu yasak bir 'buyruk kural'dır. Bu yasağın hiçbir istisnası olamaz; savaş hali ya da ulusun varlığını tehdit eden bir tehlike veya olağanüstü hallerde dahi devletler işkence yasağına uymak, yurttaşlarını işkenceden korumak zorundadırlar" dedi.
TİHV, işkencenin bu ülkede hala sistematik olduğunu kaydetti, daha iki yıl önce gördüğü işkence sonucu yaşamını yitiren Engin Çeber'i hatırlattı.

İŞKENCE CEZASIZ BIRAKILIYOR

AKP'nin işkenceye "Sıfır tolerans" söyleminin yalan olduğunu belirten TİHV, "Çünkü bu ülkede işkencecileri cezasız bırakılıyor" diye belirtti.
Yasaların yanı sıra tüm sorumlu öznelerin zihniyetinde bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu belirten TİHV, askeri ceza ve disiplin evlerinin denetimden uzak olduğunu kaydetti.

ANCAK ÖLÜM OLUNCA...

Açıklamada, "Buralarda yaşanan işkence ve kötü muamele olayları hakkında ancak bir ölüm gerçekleştiğinde kamuoyunun bilgisi olabiliyor" denildi.
Babası Aydın Kantar'ın talebiyle Uğur Kantar'ın durumunu hukuksal destek programına aldığını ve Çağdaş Hukukçular Derneği ile birlikte gerekli girişimleri başlattığını hatırlatan Türkiye İnsan Hakları Vakfı, şöyle devam etti: "Ancak, bu girişimlerden bir sonuç alamadan Uğur Kantar'ı kaybettik. Daha aktif ve etkin olamadığımız, dolayısıyla çocuklarının yaşamını koruyamadığımız için hem Uğur'un ailesinden hem işkenceye karşı duyarlı tüm toplumsal kesimlerden özür diliyoruz. Ancak herkes çok iyi bilmeli ki sorumluların en kısa zamanda ortaya çıkarılarak yargılanıp gerekli cezaları almaları sağlanasıya kadar bu olayın takipçisi olacağız. Şunu da hatırlatmak isteriz ki, sessizlik hepimizi suça ortak ediyor ve çürütüyor! İşkencesiz bir Türkiye için başta medya olmak üzere duyarlı herkesi, her kesimi ses çıkarmaya, sorumluluk üstlenmeye davet ediyoruz."

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.