Header Ads

Avrupa Basınında Bugün (12 Şubat 2014)


İngiltere Basını
Times gazetesi, Mısır'da darbenin ardından hapse atılan devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin avukatıyla hapishanede yaptığı görüşmenin ses kaydıyla ilgili bir haber yayımlıyor.

Haberde basına sızan ses kaydında Mursi'nin darbenin başındaki Mareşal Abdülfettah el Sisi'nin cumhurbaşkanlığına seçileceğini söyleyerek yenilgiyi kabul ettiği belirtiliyor.

Kayıtta çökmüş bir portre çizdiği belirtilen Mursi'nin avukatı Selim el Avva'dan İskenderiye kenti yakınlardaki hapishanede yiyecek ve giysi alabilmek için para istiyor.

'Sisi'ye yarayacak'
Şimdiye dek dört kez mahkemeye çıkan Mursi'nin genelde meydan okuyan bir tavır takındığını söyleyen Times, bunun sonucunda devrik liderin son duruşmada ses geçirmeyen bir cam kafeste tutulduğunu hatırlatıyor. Times şöyle devam ediyor;

"Ülkenin güvenlik güçleri tarafından sızdırıldığına inanılan kayıt kritik bir dönemde ortaya çıktı ve Müslüman Kardeşleri gömmeyi kendisine görev edinen halefi Abdülfettah el Sisi için çok büyük bir propaganda değeri taşıyor. Nisan ortasında cumhurbaşkanlığı seçimleri var ve büyük bir farkla kazanması bekleniyor. Cumhurbaşkanlığı adaylığını birkaç gün içinde resmen açıklaması bekleniyor. Mursi'nin avukatıyla yaptığı görüşme, eski Cumhurbaşkanının azalan desteğini ve kendisinin bile gösterilerin bir işe yaramadığını düşündüğünü göstermek için dün rejim yanlısı El Vatan gazetesine verildi."

'Her iki taraf için de yararsız'
Habere göre kayıtta Mursi avukatına "sokaklarda neler olduğunu" soruyor. Avukat Selim el Avva ise gösterilerin ve çatışmaların devam ettiğini, ancak bir sonuç getirmediğini söylüyor. Avva ayrıca uzlaşma görüşmeleri yapılmasını öneriyor. Mursi de protestoları ve Müslüman Kardeşler'e yönelik baskıyı kast ederek "Bu her iki taraf için de yararsız" diyor.

Times ayrıca Mısır'daki hapishanelerde nakit paranın yasak olduğunu. Mahkumların ziyaretçilerin hesaplarına yatırdığı parayla alabildikleri kuponları kullanarak harcama yapabildiklerini aktarıyor. Gazete Mursi'nin avukatları aracılığıyla sızdırdığı, destekçilerine darbeye karşı meydan okuma çağrısı yaptığı mesajının ardından, normalde kendisine kıyafet ve yiyecek getiren ziyaretçilerinin yasaklandığını hatırlatıyor.

Suriye'de yok olan tarih
Independent'ın tecrübeli muhabirlerinden Patrick Cockburn, Suriye'de zarar gören tarihi eserlere dikkat çeken bir habere imza atmış. Haberde radikal İslamcı güçlerin Bizans mozaikleri, Yunan ve Roma heykelleri gibi arkeolojik hazineleri yok etmeye başladığı söyleniyor. Geçen ayın ortalarında ülkenin kuzeydoğusunda büyük bir bölgeyi denetim altında tutan İŞID militanlarının Rakka kenti yakınlarında bulunan altıncı yüzyıla ait bir Bizans mozaiğini yok ettiği belirtiliyor.

Daha sonra başkent Şam'a kaçan Rakka bölgesindeki eski eserlerden sorumlu yetkili gazeteye yaptığı açıklamada, "12 ila 15 gün önce oldu bu. Bir Türk işadamı mozaikleri satın almak için Rakka'ya gelmişti. Bu şekilde İŞID'ın mozaiklerden haberi oldu ve gelip havaya uçurdular. Tamamen kayboldu" diyor. Haberde ülkedeki tarihi eserlere yönelik bir başka büyük tehlikenin de yağma olduğu kaydediliyor.

Fransa'ya borç uyarısı
Financial Times, Fransa'da Türkiye'deki Sayıştay'ın karşılığı olan Cour des Comptes kurumunun hükümete yaptığı borç uyarısını haberleştirmiş.

Haberde kurumun hükümetin bütçe açığını kapama hedeflerini kaçırma tehlikesi altında olduğu ve ülkenin mali güvenilirliğine büyük bir darbe vuracağı uyarısında bulunduğu belirtiliyor.

Kurumun başkanı Didier Migaud "Kamu maliyesinin konsolidasyonunda daha fazla gecikme, Avrupalı komşularımızla endişe verici bir ayrışma, büyük miktarlarda yeni borç ve Fransa'nın mali güvenilirliğine ciddi bir darbe olur" diyor.

Fransa'nın borç miktarının 'tehlikeli düzeylerde' olduğunu söyleyen Migaud ayrıca, faiz oranlarındaki bir puanlık artışın şu anda 52 milyar Euro düzeyindeki faiz ödemelerine iki milyar Euro daha ekleyeceğini vurguluyor.

Migaud bütçe açığını kapatmak için "ciddi bir çaba harcandığını" da teslim ediyor. Ancak bunun çoğunlukla vergi artışlarıyla yapıldığı ve bir dizi Avrupa ülkesinden daha çok başarı sağlanamadığını kaydediyor.

Sefarad Yahudilerine İspanyol vatandaşlığı
Daily Telegraph dünya haberleri sayfalarında 1492'de engizisyon mahkemesi tarafından ülkeden sürülen Yahudilerin neslinden gelenlere çifte vatandaşlık önerdiğini yazıyor. Yeni yasayla dünya çapında 3,5 milyon kişiye İspanya ve dolayısıyla Avrupa Birliği vatandaşlığı verileceği kaydediliyor.

Haberde verilen bilgilere göre sürgün kararından önce İspanya'da 300 bin kadar Yahudi yaşıyordu. Arap hâkimiyetine son veren Katolik İspanyollar Yahudi ve Müslümanlar'dan Katolik olmalarını, aksi takdirde ülkeyi terk etmelerini talep etti.

İspanya iki yıl önce Seferad Yahudilere vatandaşlık hakkı vermiş, ancak mevcut vatandaşlıklarından vaz geçme şartı koymuştu.

Haberde ayrıca aynı dönemde ülkeden sürülen, ya da Katolik olmaya zorlanan Müslümanlarla ilgili henüz bir yasal düzenleme olmadığı belirtiliyor.

İspanya Basını
İspanyol El Pais gazetesinin yorumunda Avrupa Birliği’nin (AB) Bosna-Hersek’teki protesto eylemlerine seyirci kalmaması gerektiği vurgulanıyor:

“Bosna Hersek yıllardır süren bezginlikten sosyal patlamayla uyandı. Protestolar ülkenin ağır sorunlarına çözüm aramak yerine iktidarını sağlama almaya çalışan adam kayırmacı politikacı sınıfını hedef alıyor. Huzursuzluk şimdiye kadar halk grupları arasındaki anlaşmazlıklara yansımadı. Ancak Bosna Hersekli politikacıların halkın memnuniyetsizliğini milliyetçi mezraya kaydırmada ne kadar usta oldukları da unutulmamalı. Krizin tırmanmasında, komşu ülkelerin kurtulmaya başlamasının da rolü var. Bosna Hersek’in hamiliğini üstlenen Avrupa Birliği vakit kaybetmeden harekete geçmelidir.”

İsveç Basını
Stockholm’de yayımlanan Svenska Dagbladet adlı muhafazakâr İsveç gazetesi mayıs ayında yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerine ayırdığı yorumda seçimin önemsenmesi gerektiğini yazıyor:

“Mayıs ayı gelmeden Avrupa Parlamentosu seçimlerinin gündemin üst sıralarına çıkartılması gerekir. Hele ne kadar az Avrupalının bu seçimde oy kullandığı düşünülecek olursa. İsveç’teki son genel seçimlere katılma oranı yüzde 85’i buluyordu. 2009 yılındaki Avrupa Parlamentosu seçiminde ise seçmenlerin sadece yüzde 45’i oy kullandı. AB’nin meselelerine bu kadar az ilgi gösterilmesi, medyanın bu konulara ara sıra değinmesiyle ve biraz da politikacıların aydınlatma yeteneğinin sınırlı olmasıyla izah edilebilir. Politikacılar neden sandık başına gitmemiz gerektiğini anlatmak yerine bizden sadece kendilerine oy vermemizi istiyorlar. Avrupa Parlamentosu seçimleri şimdiye kadarkinden daha fazla ilgi ve dikkati hak etmektedir."

Belçika Basını
Belçika gazetelerinden De Standaard, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın ABD ziyaretini konu alan yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“François Hollande’ın resmi ABD ziyaretine hâkim olan konuların başında askeri işbirliği geliyordu. ABD’de Fransızların fikirlerine Avrupa’da olduğundan daha fazla önem veriliyor. İki ülke arasındaki ilişkilerde bazen pürüz çıksa da, Amerikalılar ile Fransızların bakış açıları benzeşiyor. Avrupa’nın kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda olduğunu iki ülkenin liderleri de söylüyorlar. Avrupa için daha fazla fedakârlığa katlanmak istemeyen ABD, Fransa’nın stratejik önemdeki bir bölgede öncülüğü üstlenmesinden memnun. Başkan Barack Obama Fransız konuğunu Mali, Orta Afrika Cumhuriyeti, Suriye ve İran anlaşmazlıklarındaki güçlü bir ortağı olarak tanımladı.”

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.